30 Kasım 2012 Cuma

Tarihçemiz

Adını Evyap Holding’in kurucusu merhum Mehmet Rıfat EVYAP’tan alır. Erzurum doğumlu Evyap, yaşamı boyunca hayır işlerine önem vermiş ve son zamanlarında hep bir okul yaptırmak isteği içinde bulunmuştur. 1992 yılında Evyap’ın vefatından sonra oğulları, babalarının bu vasiyetİ üzerine 1997 yılında okulumuzu yapma girişimlerinde bulunmuşlardır. Okulu fabrika binalarına yakınlığı ve bölgede endüstriyel teknik okul olmayışı sebebiyle Ayazağa mahallesinde yapma kararı yönetim kurulunca benimsenmiş, 3/2 pafta ve 480 numaralı parsel ile 2B kapsamında imara açılan arsa üzerinde inşa edilmesi kararlaştırılmıştır. Okulumuz T.C.Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü ile EVYAP Sabun Yağ ve Gliserin Sanayi A.Ş arasında yapılan işbirliği protokolü neticesinde 28.000 m2 arsa Üzerine, 909 m2 taban alanlı 4 katIı İdari ve Derslik Binası, 842 m2 taban alanlı 3,5 katIı Atölye Binası, 1.130 m2 taban alanlı Spor Salonu olmak üzere Evyap A.Ş. bağışı olarak inşa edilmiş, 1998 -1999 eğitim öğretim yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL tarafından açılarak eğitim öğretim hayatına başlamıştır. Binalar yarı sert zemin üzerine inşa edilmiş olup 1999 Marmara depreminde herhangi bir hasar meydana gelmemiştir. Okulumuz ilk açıldığı yıl Endüstri Meslek Lisesi olarak faaliyet göstermiştir. 1999-2000 Eğitim Öğretim Yılında Kimya bölümünü bünyesinde bulunduran Anadolu Teknik Lisesi açılmıştır. 2001 yılında Evyap Yağ Sabun ve Gliserin Sanayi A.Ş’ nin bağışı ile 300 kişi kapasiteli konferans salonumuz açılmış ve hizmete girmiştir. 2005-2006 Eğitim Öğretim yılında ise Anadolu Teknik Lisesi bünyesinde Bilişim Teknolojileri alanı açılmıştır. Böylece okulumuzda toplam 4 alan ve 9 dal ile eğitim öğretim faaliyetleri devam etmektedir. 1998-1999 Eğitim Öğretim yılında eğitim vermeye başlayan okulumuz ilk mezunlarını 2000-2001 eğitim öğretim yılında vermiştir. Okulumuz çevresinde sanayi kuruluşlarının çok olması nedeniyle mezunlarının büyük bölümü alanında istihdam edilebilmektedir. Okulumuz çevresi ormanlık alan ile çevrili olan, adını Kıpçak Türkleri soyundan Beyoğlu doğumlu Sahit AYAZ paşanın oğlu Ayaz Ağa dan almış Şişli ilçesinin güzide mahallesi Ayazağa bölgesindedir. Semtin 300 yıllık bir geçmişi olduğu söylenir. Sinop Mahallesi mevkiinden Kağıthane’ye doğru giden bir tünel olduğu da mahalle sakinleri tarafından söylenir. Okulumuz ülkemizdeki bağış binaları arasında görkemi ile ayrı bir modeli oluşturmaktadır. Öğrencilerine çağdaş eğitim imkânı veren Mehmet Rıfat Evyap Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Türk Sanayisine nitelikli insan profili sunmaya devam etmektedir.

Okulda Yapılan Çalışmalar

Okulumuzda Yapılan Çalışmalara Ait Bilgileri Bu Alandan Takip Edebilirsiniz..! Çok Yakında

Misyonumuz

"Bilgi çağının getirdiği yeni ve kaçınılmaz gerçekler ışığında, çözüm ortağı kimliği ile kurumun ihtiyaçlarını görmek ve anlamak için yönlendirici ve yönetici çalışmaları danışmanlık esasları ışığında gerçekleştirmek ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalifiye teknik eleman gücünü yetiştirmektir."

Vizyonumuz

“Çağdaş uygarlık düzeyinde gelişmeleri yakından takip eden,alanında uluslar arası normlara ulaşmayı hedefleyen, üstün niteliklere sahip insan gücünün yetiştirilmesini sağlamak suretiyle mesleki ve teknik eğitim alanında önder bir kurum olmaktır.”

Okulumuz

Okulumuz İstanbul’un güzide bir mekanına rahmetli Mehmet Rıfat EVYAP ‘ın vasiyeti ile 1998 yılında, EVYAP SABUN GLİSERİN ve YAĞ SANAYİ A.Ş. tarafından inşa edilmiş, bakanlığımıza bağışlanarak öğretime açılmış müstesna bir öğretim kurumudur. Gerek mimari gerekse konum itibarı ile İstanbulda ki okulların başında gelmektedir.Camiamıza bu kurumu kazandıran ve her yıl yaklaşık 250 öğrenciyi mezun ederek iş yapacak bu okul rahmetli M. Rıfat EVYAP’ ın evlatlarının eseridir. Onu bir kez daha rahmetle anıyoruz.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Şener: Çakır 2 ay dinlensin

Dün akşam oynanan derbi karşılaşmasında skandal kararlarıyla çok tartışılan ve sınıfta kalan hakem Cüneyt Çakır'a her kesimden eleştiri gelirken Trabzonspor Başkanı de büyük tepki gösterdi. Beyaz TV'de yayınlanan Vegol programına telefonla bağlanarak Çakır'ı topa tutan Şener, "Cüneyt Çakır'a 2 ay dinlenme cezası verilmeli. Avrupa'ya da gitmesin çünkü orada hata yaptığında daha beter ceza veriyorlar" ifadesini kullandı. Başkan Şener, TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ve TFF Yönetim Kurulu'nu da eleştirerek "Ben TFF Disiplin Kurulu'na savunma vereceğime Fenerbahçe yönetim kuruluna ifade veririm. Hiç değilse daha doğru sonuç çıkar" şeklinde konuştu.

Giray 'kaçmaz'

Trabzonspor''un geçen hafta G.Birliği ile yaptığı maçta burnu kırılan , F.Bahçe karşısında takımdaki yerini aldı. Hocasına "Bu maç kaçmaz" diyen Giray'' ın, korunma için kask da takmaması dikkat çekti.

Çakar: Aslanlar gibi şampiyon

Hakem yorumcusu , dün akşam BEYAZ TV'de yayınlanan Vegol programında bir kez daha TAKA gazetesinin muhabirliğine soyundu ve Trabzonspor'u şampiyon ilan etti. Çakar, "Belgeleri inceledim ve şimdi söylüyorum 'Aslanlar gibi şampiyonluk Fenerbahçe'den alınıp Trabzonspor'a verilmelidir' Futbol Federasyonu toplanıp geçen senenin şampiyonunun kim olduğunu söylemelidir. TAKA gazetesinin
cezası da cinayettir" diye konuştu.

Boykot!

Trabzonspor-Boykot!
Trabzonspor Yönetimi, Türkiye Futbol Federasyonu’na tavır aldı. Zokora’ya verilen 3 maçlık cezanın ardından Başkan Sadri Şener ve yönetici Kazım T.Bekiroğlu’nun yaptığı açıklamalar nedeniyle PFDK’ya sevk edildiğini anımsatan Genel Sekreter Hasan Yener,  TFF’nin çifte standart uyguladığını, bundan sonra deplasmandaki ve Trabzon’daki maçlarda yönetim olarak stada gitmeyeceklerini açıkladı. Yener, maç öncesi yaptığı açıklamada, bazı konularda haksız uygulamalar olduğunu belirterek, “Takımımızı stada getirdik. Başarı dileğimizi ilettik ve sahaya sürdük. Ama biz federasyonun yanlı tavrını protesto için bundan böyle gerek deplasmanda, gerek Trabzon’da yönetim kurulu olarak hiçbir maça gitmeyeceğiz” dedi. Hasan Yener, Fenerbahçe Kulübü yöneticilerinin düzenlenen basın toplantısında daha ağır ifadeler kullanmasına rağmen federasyonun farklı davrandığını savunarak, “Fenerbahçe yönetim kurulunda Ali Koç ve arkadaşları, federasyon başkanı ve yönetim kurulunu ağır biçimde eleştirmesine rağmen disiplin kuruluna verilmedikleri halde, Trabzonspor sitesinde nazikçe Disiplin ve Tahkim kurullarının haksızlıklarıyla ilgili yapılan açıklamalar sonucu başkanımız Sadri Şener ve yöneticimiz Kazım Tuncay Bekiroğlu Disiplin Kurulu’na verilmiştir. Bu çifte standarttır. Türk futbolunu bu noktaya getirenler yarın bunun hesabını verebilir” açıklamasında bulundu.

Hayde gidelum

Karşılaşmanın ardından stat hoparlörlerinden "Hayde" adlı türkü çaldı. Tribünler türküye uzun süre eşlik etti
Fenerbahçe-Trabzonspor maçının ardından sarı-lacivertliler büyük bir sevinç yaşadı. Taraftarlar, galip gelen futbolculaır uzun süre ayakta alkışladı. Fenerbahçeli futbolcular da tüm tribünleri tek tek dolaştı. Maçı TV'den izleyen Trabzonsporlu taraftarları ve camiayı kızdıran bu olayla ilgili Nijeryalı stoper Yobo ise, 'Biz soyunma odasında bu şarkıyı sürekli söylüyoruz' diyerek ilginç bir yorum yaptı.
Stat hoparlörlerinden ise 2005 yılında vefat eden Trabzonsporlu Kazım Koyuncu'nun ikinci albümüne adını veren; Cem Yılmaz'ın Av Mevsimi filminde seslendirmesiyle daha da popüler olan "Hayde" adlı türkü çalındı.
Fenerbahçeli taraftarlar, şarkıya "imalı" şekilde eşlik etti.
Kazım Koyuncu sitemi!
Başkan Sadri Şener, Fenerbahçe-Trabzonspor maçının ardından stat hoparlöründen rahmetli Kazım Koyuncu’nun parçasının çalınmasının hoş olmadığını söyledi. Şener “Rahmetli Kazım Koyuncu’nun şarkısının çalınması maç sonu hiç hoş değildi. Fenerbahçe camiasına yakıştıramadım” diye konuştu

Alex neden sevinmedi?

Süper Lig’de tam 47 hafta sonra golle tanışan Mehmet Topuz, Fenerbahçe’yi Trabzonspor karşısında 3 puana taşıyan isimdi. Sakatlığı nedeniyle 3 hafta forma giyemedikten sonra Bursa maçının son 3 dakikasında görev yapan yıldız oyuncu, dün oyuna ilk 11’de başladı. Sahalardan hiç ayrı kalmamış gibi formda görünen Mehmet, performansıyla önünde oynadığı Gökhan Gönül’ü de rahatlattı. Öyle ki, bu ikilinin bindirmeleri yüzünden golcü Halil, uzun süre sol bek gibi oynamak zorunda kaldı. 23. dakikada Alex’in kullandığı kornerde kafaya çıkan Topuz, ağları havalandırıp takımını öne geçirdi. Bu, aynı zamanda onun Şükrü Saracoğlu’nda attığı ilk lig golüydü. 90 dakika bu skorla bitince, galibiyetin mimarı Mehmet Topuz oldu. Oysa, perde arkasında biri daha vardı; Kaptan Alex. Golden sonra Volkan dahil tüm arkadaşları, sevinçlerini paylaşmak üzere yedek kulübesine koşarken, Brezilyalı yıldız, Topuz’un “gel” çağrısına uymadı ve orta yuvarlakta kaldı. Bunun çok önemli bir nedeni vardı. Eğer o da sevinç gösterisine katılsa veya kendi yarı sahasına geçse, Trabzonlular oyuna başlayıp, bomboş kaleye gol atabilecekti. Yani maçın görünmeyen kahramanı oydu. Bu arada ileri uçta oynamasıyla ilgili bir soruya, “Kendimi rahat hissetmiyorum ama hocamın kararına saygılıyım” yanıtı veren Alex, Kocaman’ın, bu galibiyetin şampiyonluklarını perçinleyeceği görüşüne katılmadığını belirterek, “Biz, şampiyonluğu Sivas maçında kazandık. Ben de bu mutluluğu o maçın bitimiyle yaşadım. Düşüncelerim değişmez” dedi

Yaralıyı hastanede linç girişimi

Olay dün 22.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi eski kunduracılar girişinde bulunan bir barda meydana geldi. İddiaya göre 32 yaşındaki A.İ.A. barın ortağı olan arkadaşı A.A. ile birlikte alkol almaya başladı. Kısa süre sonra iki arkadaş arasında belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma sırasında A.A. yanında bulunan tabancayla A.İ.A.’yı bacaklarından vurdu. İkilinin barda bulunan arkadaşlarının da katıldığı kavgada A.A.’nın yanında bulunan arkadaşı C.İ. de sağ ayak bileğinden vuruldu. Ardından A.A. olay yerinden kaçtı.
Yaralılardan A.İ.A. arkadaşları tarafından otomomobille, C.İ. de olay yerine çağırılan 112 acil sevis ambulansı ile Konya Numune Hastanesi’ne kaldırıldı.
ACİL SERVİS ÖNÜNDE SALDIRI
Acil Servis önünde C.İ. ambulanstan indirilirken, A.İ.A.’nın arkadaşları kendilerine küfür ettiği iddiasıyla üzerine saldırarak linç etmek istedi. Sedyeden düşen ve yüzü kanlar içinde kalan C.İ. polisin müdehalesi ile yeniden ambulansa bindirilerek Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Çıkan arbede sırasında araya giren bazı polislerin de yaralandığı ve hastaneden darp raporu aldığı öğrenildi. Bu sırada C.İ.’nin, kaldırıldığı hastaneden, yaklaşık 1 saat sonra kaçtığı bildirildi.
Hastanede tedavi altına alınan A.İ.A.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatan polis kaçan A.A. ve C.İ.’nin yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Her şeyi öğrendiler ne yapacağız?

Şike iddianamesinin dava dosyasına giren telefon konuşmaları, teknik takipteki şüphelilerin 3 Temmuz’da başlayan operasyonu  televizyonlardan duyduktan sonra yaşadıkları paniği gözler önüne seriyor.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın kardeşi Alaattin Yıldırım, yanındaki Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu’nun gözaltına alındığı haberini Murat Özaydınlı’ya vererek yardım isterken, Şanlıurfasporlu futbolcu Koray Avcı “Herşeyi öğrendiler, şimdi ne yapacağız?” diye arkadaşına soruyor.
Eski Bakan Faruk Özak ise soruşturma kapsamında teknik takip altında olan Trabzonspor Genel Sekreteri Hasan Yener’i arayarak operasyonla ilgili sorular soruyor. Bir teknik takipteki bir futbolcu ise arkadaşına mesaj atarak “Telefon kayıtları delil olur mu?” diye soruyor.
Ankaragücü eski yöneticisi Mümtaz Karakaya ise yaşadığı panik ve endişeyi “Tövbe, bir daha sporun içinde olmam” diyerek ifade ediyor.

Telefon kayıtları delil sayılır mı?
Gözaltına alınanların emniyetteki işlemleri devam ederken 5 Temmuz 2011, 10.44’te  Koray Avcı ve futbolcu İbrahim Akın arasında şu mesaj trafiği yaşanıyor:
AKIN: “Sen hesabındaki parayı güvendiğin birine ver, lazım olabilir sana”
AVCI: “Telefon kayıtları delil olarak geçiyor mu abi?”

‘Tövbe, bir daha spor içinde olmam’
3 Temmuz 2011, 11.45
Ankaragücü eski yöneticisi Mümtaz Karakaya, gözaltı haberlerini duyar duymaz, Seyit İbrahim Kalender’i arıyor, çok korktuğu ve endişelendiği anlaşılan Karakaya “Tövbe, bir daha sporun içinde olmam” diyor:
-  KALENDER: Şimdi Sami’yi de almışlar, aradım hanımı çıktı, vay abi haydi görüşürüz
-  KARAKAYA: Bir daha tövbe, sporun içinde olmam ya
-  KALENDER: Deme ya.. haydi
Gözaltı haberlerinin duyulmasının ardından eski hakem ve Gençlerbirliği yöneticisi  Zafer Önder İpek, Engin isimli arkadaşını arıyor:
-  İPEK: Engin bir haber var mı?
-  ENGİN: Var hocam, İstanbul’a göndermişler
-  İPEK: Ne için?
-  ENGİN: Suç örgütü oluşturmak ondan sonra işte şike ve teşvikten gitmişler
-  İPEK: Neyle ilgiliymiş ki bu yani?
-  ENGİN: Abi maçlarla ilgili herhalde şey var abi, Mehmet Şen falan var, Mehmet Boz var...
-  İPEK: Allah Allah
-  ENGİN: Bu saatten sonra ne yapılır abi onu düşünüyorum
-  İPEK: Ben ne bileyim, ben de yani artık ben de korkar oldum.

3 Temmuz 2011, 16.55
Eski Bakan Faruk Özak, Hasan Yener’i Aziz Yıldırım’ın gözaltına alınmasıyla ilgili durumu ve Yıldırım’la ilgili görüntü olup olmadığını  soruyor:
-  ÖZAK: Görüntü var mı görüntü?
-  YENER: Görüntü, Aziz Yıldırım’ın götürüldüğü şeyler var, emniyetten getirilişi var
-  ÖZAK: Yok yok, maçlarla ilgili?
-  YENER: Yok onlar için bir açıklama yok henüz
-  ÖZAK: Yok yani, şu maçta şu görüntü var, şöyle oldu, şununla konuşuldu vesaire..
- YENER: Yani şu anda ağırlık bizim Eskişehirspor’la oynadığımız maç, o maçtaki teşvik...
-  ÖZAK: hı hı
-  YENER: Fenerbahçe-Sivas maçındaki şeyler, şike ağırlık onlar ama Gençlerbirliği’nden adamlar aldılar, muhtemelen Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçı var
-  ÖZAK: O Ankaragücü kalecisi Fener maçında var mı?
-  YENER: Vardı, vardı, tabi tabi Serdar... Gençlerin kalecisiydi Fener maçında.


Bizi kavşakta yakaladılar
3 Temmuz 2011, 21.16

Aziz Yıldırım’ın kardeşi Alaattin Yıldırım, Fenerbahçe yöneticisi Nihat Özdemir’i arıyor:
-  ALAATTİN YILDIRIM: Sultanbeyli kavsağında yakaladılar bizi, İlhan’ı aldılar.
-  ÖZDEMİR: Hadi ya.
-  ALAATTİN YILDIRIM: Vallahi billahi, haberin olsun
-  ÖZDEMİR: Hadi tamam

‘Efsane çok pis bitti’
3 Temmuz 2011, 10.27
İbrahim isimli kişi eski Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’i arıyor. İbrahim, Aziz Yıldırım’ın gözaltına alınmasıyla ilgili olarak “Efsane çok pis bitti” yorumunu yapıyor:
-  İBRAHİM: Maçlardan dolayı Sezer Öztürk’ü Emenike’yi alıyorsun abi, sanki böyle yani teşvik priminin içindeki para olarak söyleniyordu. Hatta bizim bile söylüyordu, he he diyordum.
-  ÖZGENER: Bizim kim, Yıldırım mı?
-  İBRAHİM: Hıhı, demek ki böyle bir şey var
-  ÖZGENER: Çok enterasan abi ya...
-  İBRAHİM: Bitti, efsane bitti baba, çok pis bitti hem de, efsane çok pis bitti

Koray Avcı: Şimdi ne yapacağız?
05.07.2011

Futbolcu Koray Avcı, gözaltı dalgalarının ardından eski futbolcu Egemen Adatepe’yi arayarak akıl danışıyor. Avcı, Adatepe’ye “Herşeyi öğrendiler, şimdi ne yapacağız?” diye soruyor. 05.07.2011 tarihli Egemen Adatepe-Koray Avcı görüşmesi şöyle:
-  AVCI: Hepsi çıkmış, artık ne yapacağız?
-  ADATEPE: Kim çıktı ne? Birşey yapma, bir toplanalım işte
-  AVCI: Şimdi herşeyi öğrendi bunlar, herşeyi öğrendiler abi
-  ADATEPE: Arayacağım ben seni.

Sarkozy'i Ermeni oyununda, Türkler yaktı

Kaddafi’nin ardından, petrol için Libya’ya çıkarma yapan Sorkozy’e ‘Fizan’ tokadı geldi. TPAO’nun Fizan Çölü’ndeki petrol kuyuları için lobi yapan Fransa Cumhurbaşkanı Türkiye’nin girişimiyle eli boş döndü.

Seçim için sözde Ermeni soykırım iddialarını Meclis’e taşıyan Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin, Libya’da “Fizan” tokadı yediği ortaya çıktı. Kaddafi yönetiminin devrilmesinin ardından Libya petrolünün yüzde 35’ini ihalesiz olarak almak için lobi faaliyeti başlatan Sarkozy, TPAO’nun Fizan bölgesinde bulduğu petrollere de göz koymuştu. Libya Geçiş Hükümeti ise, Türkiye’nin karşı atağı sonucu, Libya’nın petrollerini Fransa’ya ihalesiz olarak verilmesine onay vermedi. Tüm petrol yataklarının işletme hakları için yeniden ihaleye çıkılması planlanıyor. Bu durum da, Kaddafi’ye yönelik yapılan NATO operasyonunda ilk bombayı atan Fransa’nın Libya’daki petrol hayalini suya düşürmüş oldu.

TPAO kaldığı yerden devam
Fransa’nın göz koyduğu Fizan petrolü ile ilgili ise Libya yönetiminden, Türkiye’ye yeşil ışık yandı. Bu ışığın ardından da TPAO, Fizan bölgesindeki çalışmalarına yerel işçilerle başladı. Libya’nın devrik lideri Kaddafi döneminde yapılan anlaşma ile TPAO, Fizan çöllerindeki petrol arama çalışmalarını üstlenmişti. Anlaşma çerçevesinde, Murzuk Baseni’ndeki 147/3-4 ruhsatında yapılan aramalarda, Libya’da son yılların en büyük petrol rezervi bulunmuştu. TPOA’nın yaptığı çalışmalarda, açılan 11 kuyudan 7’si petrol keşfi ile sonuçlanmıştı.

Libya’da yaşanan iç savaşın ardından ise, TPAO diğer Türk şirketleri gibi bölgeden çekilmek zorunda kalmıştı. Kaddafi yönetiminin devrilmesinin ardından ise, başta Fransa olmak üzere bir çok Avrupa ülkesi, Fizan’ın petrolüne göz koymuş ve Türkiye ile yapılan anlaşmanın iptal edilerek, arama çalışmalarının kendilerine verilmesi için lobi faaliyetinde bulunmuştu. Türkiye’de, karşı atağa geçerek anlaşmanın devamı konusunda Libya hükümetini ikna etti.

TPAO 86 milyon dolar harcadı
Enerji Bakanlığı kaynakları, Libya hükümeti ile yapılan görüşmeler sonucunda ilk etapta, TPAO’nun yerel işçilerinin Libya ofisinde çalışmaya başladığını ifade ederek, Türk işçilerin de en kısa sürede Libya’ya gideceğini vurguladılar. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynakları, Türkiye’nin geçmişte yapılan anlaşmalardan kaynaklanan haklarını korumak için her türlü çabayı sarfettiğini kaydettiler. Öte yandan iç savaş sürecinde, TPAO’nun petrol arama çalışmaları sırasında hizmet aldığı taşeron şirketlerin ağır hasar gördüğü bildirilirken, yine şirketlerin araştırıldığı belirtildi.

Petrolü Avrupa’nın iştahını kabartıyor
LİBYA, 44 milyar varil ile Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi olarak biliniyor. Günde 1 milyon 600 bin varil petrol üretimi ile dünyanın en çok petrol üreten 17. ülkesi durumunda olan Libya’da, Avrupa ülkelerinin petrol şirketleri petrol pastasından daha fazla pay almanın yolunu arıyor. Halen Libya’da, İtalyan Eni, Fransız Total, İngiliz BP, Hollandalı Shell ve Amerikan Exxon Mobil firmaları petrol çıkarıyor. Libya petrolü, dünyada maliyeti en düşük olan petrol olarak nitelendiriliyor. 1 varillik petrolün çıkarmak için 1 dolar harcamak yeterli oluyor. Bu nedenle petrol devleri Libya petrolünden pay almak için çalışıyor. TPAO ise, Fizan Bölgesi’nde yaptığı çalışmalar için yaklaşık 86 milyon dolarlık harcama yaptı. Petrol arama çalışmalarında son yılların en büyük petrol rezervi keşfi yapıldı. Testlerde yüksek kalitede günde 7 bin 227 varil petrol çıkarıldı

15 Aralık 2011 Perşembe

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle


Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçını Canlı izle Lig tv izle canlı maç izle

Ünlü oyuncu Sönmez Atasoy'u kaybettik

15 Aralık 2011 - 07:39

Oyuncu Sönmez Atasoy geçirdiği kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı hastanede bir haftadır sürdürdüğü yaşam savaşını kaybetti.

Geçen Perşembe günü Isparta'da çekimleri süren 'Sakarya Fırat' adlı dizinin setinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle Şevket Demirel Kalp Merkezi'nde tedaviye alınan oyuncu Sönmez Atasoy bir haftadır yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekteydi.
Bir süre durumunda değişiklik gözlenemeyen Atasoy'un böbreklerinin olumsuz sinyaller vermesi üzerine önceki gün diyalize bağlanması kararlaştırılmıştı.
Ünlü oyuncu bu gece saat 24.00 sıralarında fenalaştı. Yoğun bakım ünitesinde kalbi duran Sönmez Atasoy doktorların yaptıkları tüm müdahalelere rağmen yaşam savaşını kaybetti.
DOKTORU AÇIKLAMA YAPTI
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğrul Sezer, Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi'nde oyuncu Sönmez Atasoy'un beyin fonksiyonlarını iyileştirmek için yoğun çaba harcadıklarını söyledi.

Tuğrul Sezer, yaptığı açıklamada, Sönmez Atasoy'un 8 Aralık'ta göğüs ağrısı şikayetiyle SDÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvurduğunu, hastaneye geldiğinde kalbinin durduğunu, 15 dakikalık yapılan tedavinin ardından yeniden hayata döndürüldüğünü anlattı.

15 dakikalık ilk müdahale sırasında Atasoy'un oksijen gitmediği için beyin fonksiyonlarında sorun oluştuğunu belirten Sezer, şu bilgileri verdi: "Sönmez Atasoy, kalp krizine neden olan damar tıkanıklığı nedeniyle Şevket Demirel Kalp Merkezi'nde tedavi altına alındı. Burada yapılan tedavilerde ise damar tıkanıklığı açılamadı, ancak kalbi normale dönmüştü. Beyin fonksiyonlarının yanıt vermemesi nedeniyle 12 Aralık'ta Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı. Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi'nde Atasoy'un beyin fonksiyonlarını iyileştirmek için yoğun bir çaba harcadık. Ancak oksijensiz kalmaya bağlı olarak beyin hasarlarında düzelme olmadı. Tedavisi sürerken de bugün saat 00.15'de kalbinin durması sonucu hayatını kaybetti. Hepimizin başı sağolsun" dedi.

Sönmez Atasoy'un cenazesinin Ankara'da defnedileceği belirtildi.


7 Aralık 2011 Çarşamba

Sadri Şener: İspiyoncular gibi mektup mu yazacağız

YUNUS EMRE SEL/LILLE/FRANSA-DHA
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Fransa'nın Lille şehrinde maçı izleyeceği otelde DHA'ya çok özel açıklamalarda bulundu.
İddianameyi tamamen okumadıklarını anlatan Şener, " Okumadım çünkü okuyamıyorsunuz. Kabul edilip edilmeyeceği belli değil. Ben her zaman bir şey söylüyorum. Hukukun üstünlüğü prensibi mutlaka mahkemeye gidilerek, kendinizi savunarak, avukat tutularak öğreniliyor. Bizde bunu kulübümüz adına yapacağız. Ne yaptığımızı iyi bildiğimiz için ben veya arkadaşlarımın içi rahat. Mesela bizim ifadelerimizde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'le yaptığımız konuşmalarımız var. Ama o takipsizlik kararı aldı. Şimdi biz konuşurken karşıda konuştuğumuz adam yok. Bu biraz değişik geldi bana. Tabi bu net öyle mi bilmiyorum çünkü iddianameyi okumadım" diye konuştu.
"BİZ 21. MAÇIMIZA ÇIKIYORUZ, FENERBAHÇE İSE 12 MAÇ OYNADI"
Şener, hem ligde, hem de Şampiyonlar Ligi'nde onurlu bir mücadele verdiklerini ifade ederek, "Ben mücadele etmeye alışığım. Bu da bir mücadele. Hem şampiyonlar liginde, hem de Türkiye liginde oynuyoruz. Şöyle haksızlığa uğruyoruz. 21. resmi maça çıkıyoruz. Fenerbahçe ise 12 maç oynadı. Eskiden Türk takımları Pazar - Çarşamba oynamaya alışmalı deniliyordu. Şimdi Çarşamba'ya alışmayı bırak biz her Pazar - Çarşamba maç oynuyoruz. Türkiye'nin en uzak yerinden buraya 5 saat uçup geliyoruz, kimsede taktir etmiyor. Varsa da yoksa derbi" diyerek sitemini dile getirdi.
"YAPTIĞIMIZ İŞLE TÜM TÜRKİYE'NİN MUTLU OLMASI LAZIM"
Başkan Şener, CSKA Moskova ve Fenerbahçeli taraftarların UEFA'ya yazdığı iddia edilen, "Trabzonspor men edilsin" mektuplarına ise ateş püskürdü ve, "Mektup ve mail yollayabilirler ama UEFA çok ciddi bir kuruluş. Hukukçusu da yöneticisi de çok ciddi. Eğer bir sorun olsaydı bizi başta alıp komik bir iş yapmazlardı. Bize para ödemezlerdi. 6 - 7 hukukçu olsak ve iddianameyi okusak hepimiz hemen hemen aynı kararı veririz. Demek ki UEFA'da bunu okuyup böyle bir karar verdi. Yoksa Türkiye illa temsil edilsin diye bizi almadılar. Çünkü kurallar açık. 1. olmazsa ikinci alınır. O da yoksa başka ülkeden bir takım alınır. Bizim yaptığımız iş için tüm Türkiye'nin mutlu olması lazım. Fenerlisi de Galatasaraylı'sı da. Türkiye temsil ediliyor, iyi de temsil ediliyor. Trabzonspor temsil ediyor. Rastgele bir takım değil. Edilmesin mi? Bunları doğru bulmuyorum" dedi.
"AYNI ŞEY BİZİM BAŞIMIZA GELSE BİZ DE İSPİYONCULAR GİBİ MEKTUP MU YAZACAĞIZ"
Şener, tepkisini şöyle sürdürdü: "Aynı şey bizim başımıza gelse şimdi bizde ispiyoncular gibi mektup mu yazacağız. 'Ülkemizde böyle bir takım var, onu almayın. Maç yapmasın' mı diyeceğiz. Bunlar düşmanlık tohumları ekiyor, sonra da bu tohumlar 50 yılda ortadan kaldırılmıyor. Sanırım kıskançlık olabilir. Eskiden beri Trabzonspor'la çekişme var. Demek bu çekişme biraz daha yüzeye çıktı. Trabzon'la İstanbul'a baş kaldırıyoruz. Verdiğimiz mücadele örnek bir mücadele. Yeni aldığımız adamlarla iyi bir durumdayız. Oyuncularımızın biraz daha dinlenme şansı olsa biraz daha yukarılarda olabilirdik" diye konuştu.
Şener, yaşanan gelişmeleri futbolculara aktarmaya çalıştıklarını da ifade ederek, "Bu tip olayların içerisine sporcuları çok fazla sokmamak lazım. Bu olaylara yöneticiler cevap verecek ve üstlenecek. Bizde Şenol hocamızla birlikte oyuncularımızı bu olayların dışında tutmaya çalışıyoruz" dedi.
"BİZİM HİÇBİR KORKUMUZ VE DERDİMİZ YOK"
Şener, ifade verirken her şeye çok net cevaplar verdiklerini de vurgulayarak, şunları söyledi: "Türkiye'de hiçbir şey karanlıkda kalmaz. Yasa yeniden meclise sevk ediliyormuş. O zaman iddianame de yeniden değişir. Biz onlara bakmayacağız tabi. Adalet bakanlığına bağlı bir kuruluş değiliz. Trabzonspor bir şirket. 16'sında turu atlarsak kura çekimi var. Ona göre hazırlanacağız, transferde yapacağız. Bizim hiçbir korkumuz ve derdimiz yok. Çünkü bu süreçte ben ne söylediğimi, kiminle ne konuştuğumu, telefonda neler dediğimi, ne zaman güldüğümü, niye gülmediğimi hepsini biliyorum. Bana sorulan soruların tamamlanmasına bile müsaade etmedim. Biliyorum diyerek cevap verdim. Atlamadım, unutmadım. Şuraları eksik dedim. Hatırlamıyorum demedim. İki kişi arasındaki konuşmalara ise yorum yapabiliyorum. Çünkü çok fazla bir şey söyleyemiyorum hukuki açıdan. Bu kadar da netim."
"TÜRK HALKI O KADAR DA BİZİ SEVMEMEZLİK YAPMAZ"
Şener, "İddianamenin Lille maçı öncesi açıklanması normal mi?" şeklindeki soruya ise, "Niye Lille maçı öncesi açıklandı bu karar onu bilmiyorum. Türk halkı o kadar da bizi sevmemezlik yapmaz. Bazıları sever bizi. Karadenizliler kötü insanlar değildir, esprili insanlardır. Trabzonlu olmayabilirsin ama illa Trabzonspor başarısız olsun diye bu maç öncesi açıkladılar diye düşünmüyorum" diye konuştu.
"BU GÖREVİ ÖMÜR BOYU YAPACAK HALİMİZ YOK AMA KULÜBÜ EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL ETMEYE ÇALIŞIYORUZ"
"Bu sürece gelindiğinde başkanlık yaptığınız için pişmanlık duydunuz mu?" şeklindeki soruya da net bir cevap veren Başkan Şener, şöyle konuştu: "Pişmanlık duymadım. Trabzonspor'u en iyi şekilde temsil etme gayreti içerisindeyim. En iyi şekilde temsil ediyorum demiyorum. Şu anda Lille'deyiz ve Avrupa'da bahsediliyoruz. Bir ara ismimiz unutulmaya yüz tutmuştu, şimdi tekrar Avrupa'da bahsedilir bir kulüp olduk. Bu hoşuma gidiyor. Avrupa Trabzonspor'un ismini net biliyor, zaten yıllardır biliyordu. Bunlar benim hoşuma gidiyor ve bütün yorgunluğumu alıyor üstümden. Ama tüm ömür boyu bu görevi yapacak halimiz yok."
"ŞAHSIM AÇISINDAN BU İŞİN SONUNA GELDİM DİYE DÜŞÜNÜYORUM. ÇOK TA KEYFİ KALMADI ZATEN"
Şener, eleştirilerin dozuyla ilgili olarak ise, "İyi işler yaparken çok fazla eleştirilmeyi de doğru bulmuyorum. Ama mutlaka eleştirilmekte lazım. Fena olmayan bir yönetim kurulumuz var. Genç nesil bu göreve yeniden sarılır çünkü havalı bir görev. Bundan sonra yönetici sorunu yaşamaz diye düşünüyorum. Çünkü şeref tribünün en önünde oturuyorsun. Taraftarın varsa deplasmanlarda karşılanıyorsun. Bunu seven genç arkadaşlar olabilir. Türkiye nüfusu 75 milyon. Çok mesuliyet alıyorsun, çok yere imza atıyorsun. Şahsım açısından bu işin sonuna geldim diye düşünüyorum. Çok da keyfi kalmadı zaten" dedi.
"ÇOK ÖNEMLİ MAÇLAR ÖNCESİ ORTAYA ÇIKAN TİPLERİ HİÇ SEVMİYORUM"
Futbola hiç emek harcamayan kişilerin kendilerini eleştiriler yöhelttiğini de vurgulayan Başkan Şener, sözlerini şöyle tamamladı: "Gazeteci ve diğer organlar dahil, kimi düşünürseniz düşünün, hiç bu işe emek verememiş ve hiç para vermemiş, bu işe hiç zaman harcamamış insanlar tarafından yorum yapılması ve eleştiri yapılmasını doğru bulmuyorum. Hoşuma gitmiyor. Emek vermiş, ekonomik katkıda bulunmuş, zamanını vermiş, artı veya eksi kulübe bir şekilde katkıda bulunmuş insanların eleştirmesi son derece doğru. O insanlar tarafından eleştirilmeyi ve onlarla sohbet yapmayı doğru buluyorum. Çok önemli maçlarda ortaya çıkan tipleri ise hiç sevmiyorum. Bilet bile vermek istemiyorum, hoşlanmıyorum. Bu da tarzım. O tür gazetecilerle de röportaj yapmaktan hoşlanmıyorum. Perşembe günü gazetelerin spor sayfalarında, ana sayfasında Lille - Trabzon maçı mı, yoksa Fenerbahçe - Galatasaray maçı mı olacak. Buna baktıktan sonra da kimlerden hoşlanıp, kimlerden hoşlanmadığımı söyleyeceğim. Ancak, 'Biz bunu para için yapıyoruz' derseler bir şey diyemem."

Tutuklu öğrenciler için saçlarını kesecek

8 Aralık saat 13.30'da Eğitim-Sen Ankara Üniversiteler Şubesi, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde bir eylem düzenleyecek. Eylemde Eğitim-Sen üyesi üniversite mensupları, 9 Aralık Hopa Davasının Duruşması'na katılacaklarını ve öğrenciler tahliye olana değin Ankara Adliyesi'nin önünde bekleyeceklerini açıklayacak.

Bianet'ten Cenk Yiğiter'en haberine göre, basın açıklamasının ardından tutuklu öğrenciler ve arkadaşları ile dayanışma içerisinde olduklarını göstermek amacıyla, öğretim elemanları ve eyleme destek olmaya gelen yazar ve sanatçılar da saçlarını kestirecek. Bu saçlar üniversite mensuplarının yazdıkları mektuplar ile birlikte bir zarfa konulacak ve öğrencilere iletilmek üzere bir gün süre ile bekletilecek.

'AKBABA' DA EYLEMDE
Behzat Ç. dizisinde Akbaba'yı canlandıran Berkan Şal ve Ankara Sanat Tiyatrosu oyuncuları da eyleme destek verecek, saçlarını öğrenciler için kesecekler. Ardından Eğitim-Sen'li üniversiteliler Cebeci Kampüsü'nü oda oda dolaşarak, ders ve jürileri dolayısıyla eyleme gelemeyen üniversite mensuplarından da bir tutam saç kesecek ve tüm üniversiteyi 9 Aralık günü görülecek olan Hopa Davası Duruşması'na davet edecekler.

Eğitim-Sen'li üniversite mensupları, öğrenci arkadaşlarına mektuplarını elden, doğrudan doğruya ve yüz yüze vermek istiyorlar. "Öğrencilerimizin mektup adresleri cezaevleri olmamalıydı" diyorlar. "Öğrencilere yazdığımız mektupları cezaevlerine yollamak istemiyoruz; biz öğrencilerimizi özledik, bir üç ay beş ay daha bekleyecek halimiz yok. Bizim saçlarının bir tek teline kıyamadığımız öğrencilerimizin yeri işkencehaneler, koğuşlar, tecrit hücreleri değildir; dersliklerdir, amfilerdir, kütüphanelerdir, üniversitelerdir " diyor. Eylem çağrısının ardından gelen isimsiz bir mektup da tutuklu öğrencilere ilerilecek. (

Ceza alsaydı da istediği olacaktı

Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, "Odatv davası" kapsamında tutuklu bulunan bu davanın tutuksuz sanığı Nedim Şener cezaevinden getirildi.

Duruşmada son savunması sorulan Nedim Şener, "Ergenekon" soruşturması ile Hrant Dink cinayeti arasında bağlantı olduğunu gözler önüne sermek için dava konusu şemayı yayımladığını ifade ederek, "Bu şemayı istihbarat teşkilatı hazırlamasına rağmen mahkemeye ’Hazırlamadık’ diye beyanda bulundular. Ben kitapta yazdıktan bir yıl sonra bu şemalar, taraflarca ’Ergenekon’ soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz’e sunuldu. Ancak Hrant Dink cinayeti ile ’Ergenekon’ soruşturması birleştirilmedi" dedi.

Hrant Dink’in cinayeti davasında verdiği mütalaada savcının, cinayet ile "Ergenekon" yapılanması arasında bir ilişki olduğuna inandığını, ancak delillendiremediğini beyan ettiğini söyleyen Şener, şöyle konuştu: "Bu şemalar belki de davanın en güçlü delilleri ama araştırma yapılmadı.

Bu suçtan cezalandırılmam halinde bu şemalar ilk kez hukuki zeminde meşru kılınacak. ’Dink cinayeti ile Ergenekon arasında bağlantı var’ diyen başka bir Ergenekon sanığı bulamazsınız. Benim bu davada cezalandırılmam ya da beraat etmem önemli değil. Dink cinayetinin aydınlatılması önemlidir." Kendisine ceza verilecekse bunun hapis olmasını istediğini belirten Şener, "Lütfen para cezasını geri çekin. Türk gazetecisi ölümden ve mahkumiyetten korkmaz. Gazetecilik para meselesi değildir. İnciniyorum" dedi.

Hakim Hasan Gülver, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Nedim Şener’in beraatine karar verdi.

İddianameden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 9 Şubat 2009 tarihinde Milliyet Gazetesinin 11. sayfasında yayımlanan "Emniyet’ten İlginç Şema" başlıklı haberde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ergenekon" soruşturmasıyla alakalı suçlu olarak gösterilen kişilere ait fotoğrafları basıp, kişileri suçlu olarak damgalanmalarına neden olunduğu ve gizliliğin şartlarına uyulmadığı belirtiliyordu.

İddianamede, haberi hazırlayan Nedim Şener’in "gizliliği ihlal etmek" suçundan 2,5 ile 8 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyordu.

Haluk Ulusoy, Saffet Ulusoy ve Mehmet Atalay'ın İçinde Bulunduğu Asansör 3. kattan aşağıya düştü

Haluk Ulusoy, Saffet Ulusoy ve Mehmet Atalay'ın İçinde Bulunduğu Asansör 3. kattan aşağıya düştü. Basın İlan Kurumu'nu ziyarete gelen Futbol Federasyonu eski Başkanı Haluk Ulusoy ve oğlu Saffet Ulusoy ile Basın İlan Kurumu Genel Genel Müdürü Mehmet Atalay'ın içinde bulunduğu asansör 3.kattan aşağı düştü.

Edinilen bilgiye göre arızalanan asansör 3. kattan beton zemine çakıldı. Asansörde bulunanlar hemen ambulanslarla çevre hastanelerine kaldırıldı. Haluk Ulusoy'un durumunun iyi olduğu öğrenilirken, oğlu Saffet Ulusoy'da kırıklar meydana geldiği ve hemen ameliyata alındığı belirtildi. Mehmet Atalay'ın topuğunda çatlak olduğu ve bugün taburcu olacağı öğrenildi

SAFFET ULUSOY BABASINI KURTARDI
Saffet Ulusoy, asansör düşerken babası Haluk Ulusoy'u o anda kucağına aldı ve babasının zarar görmesine engel oldu
Atilla ÖZDEMİR, İstanbul-DHA
Doğan Haber Ajansı'nın özel ulaştığı bilgilere Haluk Ulusoy olaydan yara almadan kurtulmasını oğlu Saffet Ulusoy'a borçlu...
Saliseler içerisinde asansör yere çakılmak üzereyken, Saffet Ulusoy birdenbire babası Haluk Ulusoy'u kucağına alarak O'nu muhtemel bir yaralanmadan kurtarırken kendi canını tehlikeye attı ve ayak parmaklarının kırılmasına neden oldu.
İki bacağında kırık bulunan Saffet Ulusoy'un ameliyatı başarılı geçerken, haberi alan birçok spor adamı hastaneyi ziyarete geldi.
Çok sayıda iş adamı, gazeteci ve yakınlarının yanı sıra Trabzonspor yöneticileri ve TFF eski başkan vekili Affan Keçeci de hastaneye geldi. Başta Arda Turan olmak üzere birçok ünlü futbolcu da telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

'Trabzon'u değil Lille'i tutuyorum'

Trabzonu değil Lillei tutuyorum


Fanatik Fenerbahçeli Ömer Çavuşoğlu, bu akşam oynanacak maçta Trabzonspor'un rakibi Lille'yi tutacak
Habertürk TV canlı yayınına katılan koyu Fenerbahçeli Ömer Çavuşoğlu, bordo mavili renklere gönül verenleri kızdıracak açıklamalarda bulundu.
Bu akşam Fransız Lille ve Trabzon arasındaki Şampiyonlar Ligi grup maçıyla ilgili konuşan Çavuşoğlu Lille’yi tutacağını söyledi.


NEDEN TRABZON'U DESTEKLEMİYOR?
Fenerbahçe'nin yerine şampiyonlar ligine girmeyi kabul eden Trabzonspor'a tepki gösteren Çavuşoğlu, Fransa örneğini verdi:
"Kesin olaraktan Trabzon'u desteklemiyorum. Lille'i destekliyorum. Her zaman öyleydim ama Trabzon'a çok sıcak bakardım. Fransız takımı olan PSG'nin Marsilya'nın şampiyonlar ligine alınmaması sonrası PSG gitmedi. Niye? 'Sen benim Fransız liginde şampiyon olmuş takımı herhangi bir sebeple alma hakkın yok' dediler. Ben bunu beklerdim Trabzon'dan. Onu yapmadıktan sonra sen benim gönlümdeki Trabzon değilsin."

Bülent Arınç, Abdullah Gül'e destek verdi



MİLLETVEKİLLERİ CESARET EDEMEYECEK
Bülent Arınç, Türkiyle Büyük Millet Meclisi'nde bundan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceği konusundaki soruya da yanıt verdi. Arınç bu konuda şöyle dedi:
"Hukuki prosedür şöyle. Meclis komisyanda bunu tekrar ele alır, değişiklik yaparak tekrar genel kurula sevk edebilir. Veya bu geldikten sonra olduğu yerde kalır. Yani onun yenilenmesi için onun yeniden tahrir edilmesi lazım. Ama sanıyorum bu gerekçeler doğrultusunda artık siyasi partilerden hiçbir temsilci bu kanunun tekrar çıkartılması için bir gayret göstermeyecektir. Aksi olursa meclis genel kurulu ya aynen kabul edebilir, bu takdirde sayın cumhurbaşkanımızın ikinci defa geri görderme hakkı yok. Veya değişebilir. Eğer değiştirerek kabul ederse aynı prosedür tekrar devam edecektir. Ancak kamuoyunun bu konudaki baskısı sanıyorum ki hiçbir milletvekilinin bu kanunu, hiçbir milletvekilininin bu kanunu tekrar meclis genel kuruluna getirmeye cesareti yetmeyecek."

Derbi öncesi iki flaş gelişme

Derbi öncesi iki flaş gelişme
Fenerbahçeli Sezer Öztürk ve Galatasaraylı Sercan Yıldırdım için verilen idari tedbir cezası kaldırıldı! İki futbolcu da maçlarda forma giyebilecek. Ancak Sezer sakatlığı nedeniyle bir süre daha sahalardan uzak kalacak.
Lig TV'nin haberine göre; Birkaç gündür idmanlara çıkamayan ve hakkındaki yasak kararı derbiye sadece 4 saat kala kaldırılan Sercan'ın da son anda kadroya alınması beklenmiyor.
Galatasaray'da 4, Fenerbahçe'de 3 eksik var
Sarı-kırmızılı ekipte sakatlıkları süren Sabri Sarıoğlu ve Yekta Kurtuluş ile kırmızı kart cezalısı Engin Baytar  ve ‘seyirden yasaklı’ listesinde bulunan Sercan Yıldırım forma giyemeyecek. Fenerbahçe'de ise 3 sakat var.
Spor Toto Süper Lig'de Galatasaray ile Fenerbahçe, 2011 yılının son derbisinde bugün Türk Telekom Arena'da karşı karşıya gelecek. Hakem Fırat Aydınus'un yöneteceği dev maç, saat 19:30'da başlayacak.
Türk Telekom Arena'da saat 19.30'da başlayacak yılın son derbisini FIFA kokartlı hakem Fırat Aydınus yönetecek. Aydınus'un yardımcılıklarını Serkan Ok ile Alex Taşçıoğlu yapacak. Dev maçın 4. hakemi ise Mustafa Kamil Abitoğlu.
Türk Telekom Arena'daki derbi, ezeli rakiplerin liderlik mücadelesine sahne olacak.
Ligin zirvesini yakından ilgilendiren dev maç öncesi 13 maç sonrası 28 puanı bulunan Fenerbahçe liderlik koltuğunda otururken, 25 puanlı Galatasaray ise ikinci sırada yer alıyor. İki takım arasında gol averajında ise Fenerbahçe'nin tek farkla üstünlüğü var.
Galatasaray, Fenerbahçe'yi yenmesi durumunda ezeli rakibiyle puanları eşitleyecek ve gol averajıyla uzun süre sonra liderlik koltuğuna oturacak. Fenerbahçe ise beraberlik halinde rakibiyle arasındaki puan farkını koruyacak, galibiyet durumunda ise aradaki puan farkını 6'ya çıkaracak.
Derbiye ev sahipliği yapacak Galatasaray, büyük taraftar desteği altında oynayacağı maçtan galip ayrılarak, hem uzun süren liderlik hasretine, hem de 2 yılı aşkın süredir devam eden derbi galibiyeti özlemine son vermek istiyor.
Bu sezon Türk Telekom Arena'da oynadığı 6 maçtan 4'ünü kazanan, 1'ini yitiren, 1'inde de berabere kalan, evindeki son 3 maçtan 2'sinde puan yitiren sarı-kırmızılı ekipte dev maç öncesi sakatlıkları süren Sabri Sarıoğlu ve Yekta Kurtuluş ile kırmızı kart cezalısı Engin Baytar, futbolda şike iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede adı geçen ve ''seyirden yasaklı'' listesinde bulunan Sercan Yıldırım forma giyemeyecek.
Teknik direktör Fatih Terim'in, sarı kart ceza sınırında bulunduğu için Gençlerbirliği maçında riske etmediği genç Semih Kaya'ya, sarı kart cezası biten Ujfalusi ile birlikte savunmada yer vermesi, orta alanda başkentte forma vermediği Kazım Kazım ile birlikte Ayhan Akman'ı oynatması, kırmızı kart cezasında indirim yapılan Elmander'i ise derbide tek forvet olarak sahaya sürmesi bekleniyor.
Derbide taraftar desteğinden yoksun mücadele edecek konuk Fenerbahçe ise, geçen sezonki gibi Türk Telekom Arena'dan galip ayrılarak, ezeli rakibiyle arasındaki puan farkını 6'ya çıkarmak amacında.
Bu sezon deplasmanlarda oynadığı 6 maçtan 3'ünü kazanan, 2'sinde berabere kalan, 1'ini yitiren, rakip sahada 3 maçtır kazanamayan sarı-lacivertli takım, son yıllarda derbilerdeki büyük üstünlüğünü bugünkü maça da taşımak istiyor.
Fenerbahçe'de sakatlıkları bulunan Serkan Kırıntılı ile Sezer Öztürk bugünkü maçta da forma giyemeyecek. Tedavisine devam edilen Mehmet Topuz da büyük olasılıkla derbide yok. Dünkü idmanda ayak bileğinden sakatlanan Bekir İrtegün'ün de durumu maç saatinde belli olacak.
Teknik direktör Aykut Kocaman'ın savunmada, forma giymesi zor olan Bekir İrtegün'ün yerine Bilica'ya görev vermesi, orta alanın solunda, son maçın formda ismi Stoch'un yerine, yabancı kontenjanındaki sıkıntı nedeniyle Caner Erkin'e şans vermesi bekleniyor.
MUHTEMEL 11'LER
Ezeli rakiplerin yılın son derbisine şu olası 11'lerle çıkması bekleniyor:
Galatasaray: Muslera, Eboue, Semih Kaya, Ujfalusi, Hakan Balta, Kazım, Selçuk İnan, Melo, Ayhan Akman, Riera, Elmander.
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Bilica, Ziegler, Özer Hurmacı, Emre Belözoğlu, Selçuk, Stoch, Alex, Bienvenu.
368. DERBİ HEYECANI
Galatasaray ile Fenerbahçe futbol takımları, tarihlerinde 368. kez karşı karşıya gelecek.
Şimdiki Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın bulunduğu ''Papazın Çayırı'' olarak adlandırılan yerde 17 Ocak 1909 tarihinde yapılan ve Galatasaray'ın 2-0 kazandığı özel maçla başlayan 102 yıllık ezeli rekabette, galibiyetlerde ve gol sayısında Fenerbahçe'nin üstünlüğü göze çarpıyor.
Sarı-lacivertliler, geride kalan 367 maçtan 140'ını kazanırken, sarı-kırmızılı ekip bu süre içinde 116 kez galip geldi. Ezeli rakipler 111 maçta ise eşitliği bozamadı.
''Sarı Kanaryalar''ın attığı toplam 514 gole, ''Cim Bom'' 464 golle karşılık verdi.
LİGDE 107. RANDEVU
Galatasaray ile Fenerbahçe, 54. sezonunu geçiren lig tarihinde şimdiye dek 106 kez karşı karşıya geldi.
Genel toplamdaki üstünlüğünü lig maçlarına da yansıtan Fenerbahçe, ezeli rakibine galibiyet sayısında 44-29 üstünlük kurdu. Ligdeki 33 maç da berabere sonuçlandı.
Lig maçlarında sarı-lacivertlilerin attığı 138 gole, sarı-kırmızılılar 103 golle karşılık verebildi.
İki takım arasında geçen sezon ligde yapılan maçlarda taraflar Kadıköy'de 0-0 berabere kalırken, Türk Telekom Arena'daki ilk derbide kazanan taraf 2-1'lik skorla konuk Fenerbahçe oldu.